Eseri Hümayun: Beşiktaş Ertuğrul Camii - Şazeli Tekkesi

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Hocamız tarafından kaleme alman “Ertuğrul Gazi” başlıklı ilk makalede; Ertuğrul Gazinin, bir başka ifade ile Osmanlı’nın kimliği, Anadolu’ya gelişleri ve yurt tutmaları, Ertuğrul Gazi’nin şahsiyeti, gazaları ve Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi hangi ruh ve duygu ikliminde yetiştirdiği ana kaynaklar kullanılarak anlatılmaktadır.

 

Dr. Ahmet Uçar tarafından kaleme alınan, “Sultan II. Abdülhamid, Tarihî Şahsiyeti, Eğitim ve İttihad-ı İslâm Konusundaki Politikaları” başlıklı makalede makalede; önce Sultan II. Abdülhamid’in şahsiyeti, özellikle de yaşadığı dönemin şartları, Yıldız Sarayı, neden oraya taşındığı, Sultanın şahsi özellikleri üzerinde durulmaktadır. Daha çok Osmanlı Arşiv kaynakları kullanılarak Sultan II. Abdülhamid’in takip ettiği eğitim politikası ile Osmanlı’nın modernleşmesine katkıları anlatıldıktan sonra; onun izlediği “İttihad-ı İslâm” politikası, tanımı, temeli ve tesirleri ile kısaca aktarılmaktadır.

 

Kitapta yer alan “Sultan II. Abdülhamid Devri İstanbul’unda İmar ve Restorasyon Faaliyetlerine Genel Bir Bakış” başlıklı makale Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin değerli uzmanlarından, genç ilim adamlarımızdan Mimar Sinan Güzel Sanatlar üniversitesi Doktora öğrencisi Kasım Hızlı tarafından kaleme alınmıştır. Makalede; Sultan II. Abdülhamid’in İstanbul’un imar ve restorasyonunu bir “imaj ve prestij” meselesi olarak görüp; deprem ve büyük yangınlarla yara alan İstanbul’un yaralarını sarmak için canla başla nasıl çalıştığının, şehri Batılı uzmanlardan aldığı yardımlarla tarihi ve manevi miras olan gerçek kimliğine zarar vermeden nasıl modernleştirmeye çalıştığının ipuçlarını yakalamaktayız.

 

Tekirdağ Namık Kemal üniversitesi ilahiyat Fakültesinden Yard. Doç. Dr. Fatih Köse Hocamız; “İstanbul’da Şâzelî Tekkeleri” adlı önemli makalesinde; kısaca Kuzey Afrika kökenli Şâzelî Tarikatını ve kurucusunu tanıttıktan sonra Osmanlı arşiv belgelerine göre İstanbul’da Şâzelî Tarikatına bağlı olarak tesis edilen üç tekkenin, -Eyüp Alibeyköy, Unkapanı ve Beşiktaş Ertuğrul tekkelerinin- tarihi hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bu bilgilerden Şâzelî Tarikatının İstanbul’daki tarihinin I793’e kadar uzandığını, bu tarihten sonra da Osmanlı sultanlarının kendileri yanında eş ve çocuklarının bina yapımı, yiyecek, atiyye, kütüphane yapımı vb. konularda bu tekkelere yardım ettiklerini, bu tekkeleri birer maneviyat merkezi ve terbiye ocağı olarak gördüklerini öğreniyoruz. Özellikle Sultan II. Abdülhamid’in sultanlığına kadar yaşayan babaannesi Pertevniyal Valide Sultanin Unkapanı Şâzelî Tekkesine olan ilgi ve yardımı; onun tarafından çok sevilen ve eşyaları miras olarak bırakılan Sultan II. Abdülhamid’in Şâzelîlere olan ilgisinin de kaynağını ortaya koymaktadır.

 

Siirt Üniversitesi’nde İslâm Tarihi ve Sanatları Bölümü Başkanı olarak İlmî hizmetlerine -genç ilim adamlarımıza örneklik yaparak – devam eden Prof. Dr. ihsan Süreyya Sırma Hocamız; “Fransa’nın Kuzey Afrika’daki Sömürgeciliğine Karşı Sultan II. Abdülhamid’in Pan-İslâmist Faaliyetlerine Ait Birkaç Vesika” başlıklı makalesinde; yıllarca çalıştığı Fransız arşivlerine dayanarak Sultan Abdülhamid’in İslâm Birliği siyasetinde muvaffak olabilmek İçin tarikat şeyhlerinden nasıl istifade ettiğini, bilhassa Şâzelîye- Medeniye Şeyhi Muhammed Zâfir Efendinin bu konularda Fransız diplomatları tedirgin eden faaliyetlerini anlatmaktadır.

Afyon Kocatepe üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden, -daha çok Osmanlı’nın İslâmî yapılara yardım faaliyetleri ve vakıflar konusundaki ile tanıdığımız- Prof. Dr. Mustafa Güler Hocamız; “Sultan II. Abdülhamid’in Şâzelî Tekkesi ve Ertuğrul Camii’ne Yardımları” başlıklı makalesinde Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi vesikaları ile Sultanın hayrat hususundaki siyaset ve anlayışının bir parçası; bir başka ifade ile Sultanın İslâm dünyasına yönelik politikalarının bir göstergesi olarak Ertuğrul Camii ve Şeyh Zâfir Tekkesi, bir külliye olarak inşa edilen bu yapıların vakfiyesi, Tekke Şeyhi Muhammed Zâfir ve ailesine yapılan yardımlar ile bunun dinî ve siyasî sebeplerini ele almaktadır.

 

Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden Yard. Doç. Dr. Gözde Çelik Hocamız “Ertuğrul Tekke Camii ve Şeyh Zâfir Külliyesi” adlı makalesinde, külliyenin tarihçesi, yerleşimi, mimari programı, özellikle de plan kurgusu ve iç mekân düzenlemesi üzerinde durmuştur. Cami-Tevhidhane, Hünkâr Dairesi, Selamlık, Harem Dairesi, Misafirhane, Türbe, Kitaplık ve Çeşme bölümlerinden oluşan külliyenin ana bölümlerinin mekân ve mimari açıdan bizlere rehberlik yapacak bir değerlendirmesini yapmıştır.

 

Cami ve Tekke ile doğrudan ilgili bir başka yazı da ömrünü tarikat ehline ait bu tür mimari yapıları incelemekle geçiren, doktorasını da İstanbul Tekkeleri üzerine yapan, bu konuda kültürümüze çok büyük ve kalıcı katkıları olan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk ve İslâm Sanatı Kürsüsü’nden Mimar ve Sanat Tarihi Uzmanı, Prof. Dr. M. Baha Tanman Hocamıza ait. “Ertuğrul Cami – Tekkesi ile Müştemilâtının Yerleşim Düzeni ve Mimarisi” başlıklı makalede, Osmanlı hanedanının ceddi Ertuğrul Gazi’nin hâtırasını canlandırmak için yapılan bu Cami ve Tekkenin ana manzumesi, yapılan ilaveler ve Cumhuriyet döneminde 1969-1973 yıllan arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tamirattan söz edilmiştir. Özellikle yapının vaziyet planı, ana bina ve bölümleri, Şeyh Zâfir Türbesi ve diğer bölümler üzerinde önemli ve bilinmesi gereken temel bilgiler ayrıntılı bir değerlendirme ile dikkatlere sunulmuştur.

 

Çalışmamızın son bölümüne Gürsoy Grup tarafından Ertuğrul Camii ve Şâzelî Tekkesinde yapılan restorasyonun ayrıntılı bir çalışması eklenmiştir. Böylece hem sanat tarihçileri, hem mimarlar, hem tarihçiler, hem de konuya ilgi duyan diğer ilim insanları ve halkımız Ertuğrul Camii ve Şâzelî Tekkesi’nde nelerin, nasıl yapıldığı ve yenilendiği konusunda bilgi sahibi olacaktır. Restorasyon Uzmanı Yüksek Mimar Nilgün Olgun’a, Yüksek Mimar Utku Yücel’e ve Mimar Serap Koçak bu “Ertuğrul Tekkesi Restorasyonu” isimli makaleleriyle konuyu etraflıca ele almışlardır.