İçeriğe geç
Gürsoy Vakfı logosu

Prestij Eserlerimiz

Gelenekten Geleceğe

Ülkemizin tarihi ve kültürü açısından önem teşkil eden mekanlarda çalışmalarını sürdüren Gürsoy Grup, vakfımızın koordinesinde prestij yayınlarıyla kültür ve sanat dünyasına hizmet etmektedir.

İstanbul'un Nesilleri

İstanbul sesleniyor, duyuyor musunuz?
İstanbul “Ben yürüdüğünüz sokaklarım, göğe yükselen kubbelerimle,

ama en mühimi geçmişim ve geleceğimle varım” diyor.

O, üstatların elyazmalarına nakşettiği kadim diyar olduğu kadar

yüzlerce yıl sonrasında da dünyanın incisi olacağını biliyor.

Ve ekliyor:

“Bilirsiniz, bana sahip çıktığınız kadar ben de

nesillerinize sahip çıkarım.”

Nakş-ı İstanbul: Ortaköy Büyük Mecidiye Camii

Yrd. Doç. Dr. Turgut SUBAŞI “Sultan Abdülmecid’in Hayati ve Hükümdarlığı” başlıklı makalesinde Sultan Abdülmecid’in doğumu, yetişmesi, eğitimi, şahsiyeti ve hükümdarlığı konusunda doyurucu bir girişten sonra onun dönemindeki en önemli gelişmeleri -Tanzimat Fermam, Kuleli Vak’ası, Mısır Meselesi, Boğazlar Meselesi, Lübnan Meselesi, Eflak ve Boğdan Meselesi, Macar Mültecileri Meselesi, Kırım Savaşı, Sırbistan Olayları, Cidde Olayları vb- büyük bir vukûfiyetle kaleme almıştır.

Bir Asırlık Geçmiş İstanbul Üniversitesi'nde Jeoloji 1915-2015

Ülkemizin en köklü ve en teşkilatlı üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi bu özelliği nedeniyle birçok bilim dalı için öncü konumundadır.

Meşk-i İstanbul: Yenikapı Mevlevihanesi

Eser sekiz makale bir albümden oluşmaktadır. Birinci makale Prof. Dr. M. Baha Tanman tarafından “Mevlevihanenin Tarihçesi” adını taşımaktadır. Tanman bu yazısında Mevlevihane’nin kurulmasından başlayarak Mevlevihane’nin geçirmiş olduğu evrelere hakkında bilgi vermektedir. Aynı zamanda Sultanların Mevlevihane’yle ilişkileri ve Mevlevihane’nin postnişinlerini anlatmaktadır.

Eser-i Hümayun: Beşiktaş Ertuğrul Camii - Şazeli Tekkesi

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Hocamız tarafından kaleme alman “Ertuğrul Gazi” başlıklı ilk makalede; Ertuğrul Gazinin, bir başka ifade ile Osmanlı’nın kimliği, Anadolu’ya gelişleri ve yurt tutmaları, Ertuğrul Gazi’nin şahsiyeti, gazaları ve Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi hangi ruh ve duygu ikliminde yetiştirdiği ana kaynaklar kullanılarak anlatılmaktadır.

Kastamonu Kadı Nasrullah Camii ve Külliyesi

Kastamonu ve İstanbul’da müderrislik yapmış, Diyarbekir, Manisa ve Belgrad kadılıklarında bulunmuş Kadı Nasrullah (b. Ya‘kūb) tarafından yaptırılmıştır. Kapının sağındaki ta‘lik hatla yazılmış on üç beyitlik ikinci kitâbeye göre yapıyı, Viyana elçiliğinin ardından reîsülküttaplığa getirilen Hacı Mustafa Efendi ikinci görev döneminin sonlarında 1159’da (1746) genişletmiş, bu sırada bir medrese ve kütüphane yaptırılmıştır.

Nişangah-ı İstanbul

Türklerde ok ve yay, güç ve hâkimiyeti simgelemektedir. Yay sabrın, ok ise itaatin sembolleridir. Selçuklu emiri Tülû Bey’in 1200’lü yıllarda yazdırdığı Hülasa fi İlm-i Remy adlı kitapta anlatılan ve Kavsnâme adlı Osmanlı okçuluk kitaplarında da aktarılan bir hikâyede okun tarihinin insanlığın tarihi ile başlatıldığını öğrenmekteyiz: “İlk oku yapan ve atan Hz. Âdem’dir (a.s). Hz. Allah, Hz. Âdem’i (a.s.) yaratıp Cennet’ten dünyaya gönderdiğinde ona tarım ve ziraat yapmayı öğretti, O da tarlalarını ekti, fakat tarlalarına kuşlar musallat olunca Hz. Allah’a şikâyette bulundu.

Mühr-i İstanbul Süleymaniye Camii

Millet olabilmek ancak tarih şuuru ile mümkündür. Milletleri medeniyetler inşasına götüren değer tarihlerinden aldıkları güçtür. Ancak tarihlerinden aldığı güçle özgüven kazananlar geleceği inşa edebilirler. Bu itibarla bir milletin hasımları da öncelikle o milletin tarih şuurunu yıkmak, yok etmek arzu ve hevesi geliştirirler. Tarihi şahsiyetlerini gözden düşürmenin yanı sıra, onların eserlerini de yok etmeye çalışırlar. Sonra da “onlardan bize ne kaldı?” diyerek asıl darbeyi indiririler.